Ana içeriğe atla

Hatay (Antakya) gezi notlarım



TÜRKİYE'NİN ORTA DOĞUYA AÇILAN KAPISI HATAY

İnsanlığın ilk yerleşim yerlerinden olan birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Antakya, inancı ve etnik kökeni farklı insanların barış içinde yaşadığı tarih kokan bir kenttir.


2017'de UNESCO' nun DÜNYA GASTRONOMİ ŞEHİRLERİ listesinde yerini aldı. Roma imparatorluğu döneminde dünyanın en büyük şehri...Dünyadaki ilk festivalin şehri DAPHNEİA (defne)
Gezmeye en merkezden başlayalım...
Antakya'nın merkezinden geçen Asi nehrinin (eski adı orontes) yanında kurulmuştur HATAY MECLİSİ.



Antakya'nın merkezinde bulunan 1939 yılında anavatana katılma kararının alındığı tarihi Hatay Meclisi kültürel etkinliklerin düzenlendiği bir bina olarak kullanılmakta.
Meclisin bulunduğu yer Antakya'nın en merkezidir. Fotoğraftaki köprüden geçip en sol caddeye geçerseniz SARAY CADDESİNE ulaşırsınız. Ama oraya geçmeden künefenin tadına baklmalısınız zira bulunduğunuz yerde bir çok künefe yapan yer var.


Künefenizi yedikten sonra Saray caddesine yürüyüşe geçebilirisiniz.




Bu caddenin ara sokaklarında Ortodoks kilisesini görebilirsiniz.Yerli halkın bir kısmı bu kiliseye bağlıdır. Antakya'da kiliseyi,camiyi,havrayı birarada görmeniz mümkün.Eski Antakya evlerinin restore edilmesiyle yapılan Katolik kilisesinin önünde cami duvarı ve tam karşısında havranın bulunması ÇAN,HAZAN VE EZAN belgeseline konu olmuştur. 

Ünlü MEDENİYETLER KOROSU da bu medeniyetler şehrine aittir. Koro proje kapsamında her cumartesi 19:00 da kültür merkezinde ücretsiz konser vermektedir.

Saray caddesi trafiğe kapalı  kısa yürüyüş yapabileceğiniz,yemek yiyip ve ufak çaplı yöresel el işi ürünleri bulabileceğiniz bir yer..



 Bu caddeyi gidiş gelişiniz uzun sürmeyecektir dönüş yolunda isterseniz önce ANTAKYA ATATÜRK PARKI na daha sonra da kurtuluş caddesine geçin.



KURTULUŞ CADDESİ

Meşaleler kullanılarak aydınlatılan dünyanın ilk ışıklandırılan caddesidir Kurtuluş (Herod) caddesi..Ürdün'den,Lazkiye'den insanlar alışverişe gelirmiş Kurtuluş Caddesine.
 Yerin altında kalan kısımlarının da çıkarılmasıyla daha çok işlevsellik kazanacak. Eski zemine tünel açıp ışıklandırılırsa 100 metrelik bir yürüyüş parkuru düzenlenmesi planlanıyor..Umarız ki en kısa zamanda hayata geçer bu proje.


HABİBİ NECCAR CAMİİ


Kurtuluş Caddesinde yürüyorsanız Habibi Neccar Camisinin önünden geçeceksiniz demektir. 638 yılında inşa edilen cami ülkemiz sınırlarında ilk cami olma özellğini taşır.
Hz. İsa'nın havarilerine inanan ve şehit edilen kişinin adını taşıyor cami (kuranda yasin suresinde geçmektedir). 
Hz. İsa 'nın havarilerine inanan Neccar(marangoz) Pagan hırıstiyanlığı kabul eder. Ancak halk havarilere inanmaz ve onları öldürmeyi planlar. Habibi  Neccar halkı durdurmak isterken başı kesilerek öldürülür ve kesilen başı Lübnan Dağının tepesinden türbenin bulunduğu yere kadar yuvarlanır.


SAİNT PİERRE (AZİZ PETRUS) KİLİSESİ

Dünyada ilk mağara kilise olma özelliğine sahip bu kilise Hz İsa'nın havarilerinden Aziz Petrusun hırıstiyanların gizli toplantılarını düzenlediği yerdir.Papalık tarafından 1963 yılında Haç yeri ilan edildi.







SAMANDAĞ ÇEVLİK,TİTUS TÜNELİ,BEŞİKLİ MEZAR
Türkiye'nin en büyük ikinci sahilidir. 
Titus Tüneli;Samandağ'a 5 km uzaklıktadır. Sel ve taşkınlardan korunmak için Roma İmparatoru Vespasian tarafından yapılmış olan bu tünel 100 metre kadar uzağında içerisinde 12 mezar bulunan Beşikli Mağara Kaya Mezarlarının en geniş olanıdır.

VAKIFLI KÖYÜ
Samandağ'da bulunan  Anadoluda'ki son ermeni köyü olan  Vakıflı Köyü 200 kişilik bir nüfusa sahip.  Vakıflı köyüne giderken HIDIRBEY Köyündeki Çınar  ağacı Hz.Hızır  ile Hz. Musa'nın buluştuklarına inanılan yerdir. Rivayete göre  Hz. Musa su içmek için asasını bırakır ve asa çınar ağacına dönüşür.Asanın ölümsüzlük suyu sayesinde büyüdüğüne ve 3000 yıllık geçmişi olduğuna inanılır. 7 metre yüksekliğindeki ağacın çapı 7,5 metre çevresi ise 21 metredir.

BATIAYAZ YAYLASI
Yürüyüş ya da piknik yapmak istiyorsanız Teknepınar'da bulunan yaylaya gelebilirsiniz.
HARBİYE ŞELALERİ mutlaka görülmesi gereken yerlerden.
















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Batı Karadeniz'den Gezi Notlarım: BARTIN

Karadenizin incisi olarak tanımlanan Amasra Bartın ilimizin doğa harikası bir ilçesidir. Sesamos adıyla kurulmuş olan bu ilçeye gelirseniz  sahildeki teknelerde keyifle balık-ekmek yiyebilirsiniz. Amasra salatasını ie mutlaka denemelisiniz... Yöreye özgü elsanatlarının satıldığı Tarihi ÇEKİCİLER ÇARŞISI'ndan çok çeşitli ahşaptan yapılmış hediyelik ürün bulma imkanınız var.Daha önceleri gemilere yedek parça yaparak başlayan sanat günümüzde yerini farklı işlevlere bürünmüş durumda.. Romalılar döneminde yapılmış AMASRA KALESİ'nden  Amasra'yı tüm güzellikleriyle görebilirsiniz. . AMASRA MÜZESİ de görülmesi gereken yerlerden..1884 yılında Bahriye Okulu olarak temelleri atılan ancak 1970'li yıllarda tamamlanmıştır. 1982 yılında da Müze olarak faaliyete geçmiştir. Bizans,Roma,Ceneviz,Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. KURUCAŞİLE,Bartın'ın şirin bir ilçesidir.Bartın Kurucaşile yolu engebeli ve çok virajlıdır.İlçe merkezine 3 km uzaklıkta KAPISUYU PLA...